4 Mart 2008 Salı


Alelade kahvenin köşesinde alelade bir şekilde oturan kız. Elindeki kitaba dalmış. Gözlerinde onu sıradanlıktan koparan kopkoyu lacivert boya. Üçgen biçiminde boyamış göz kapaklarını, yetmemiş, gözünün bittiği noktadan dışa keskin bir çizgi geçmiş. Avangard, korkutucu hatta. Badem gözleri var belli ki. O zaman bu boya da nesi ? Küt kesilmiş kızıl saçları ile uyumlu gerçi kullandığı farın rengi. Ama bu gerçek yine de hafifletmiyor her yanı dengeli duran o güzel resmine yaptığı darbeyi. Derdi ne ... ?




... Zimbardo deneyiyle birbirlerine düşman kesilen insanlar. Hayatta kalmayı sağlayan uyum yeteneğinin, kötüyü kabullenmeye dönüşebilmesi. Zayıfı ezme, zayıfı ezene göz yumma ile birleşiyor. İnsanlık vahşete yenik düşüyor. Hem de hayatta kalma zorunluluğu dahi olmayan şartlarda ! Sadece kazanan olmak adına. Ama neyi kazanan ? O bile belli değil tam olarak. Sadece bir deney söz konusu ve bunu biliyor herkes. Anlamsızlığı, hiçliği düşünmek yerine verili olanı, yani o anı yaşamakta direterek başkalarının yaşama hakkını gasp edebilecek canavarlar, kadınlar ve adamlar.




... Bir okul. Her okul gibi. Büyüklerin küçükleri ezdiği. Ama herkesin birbirine hayatta destek çıktığı. Kardeşlik nutuklarının atıldığı kadar uygulandığı da aynı zamanda. Zimbardo deneyinin belki de tersi. Dayanışma geçerli norm. Ama sadece burada, bu okulda. Onun dışına çıktığında, Zimbardo deneyi gibi bir dünya ile karşı karşıyasın. Dayanışmayı genişletmek istersen Zimbardo deneyinin ezilenlerine dönüşmek işten bile değil. Verili olana uyum sağladığında ise Zimbardo deneyi sadece güçlülerin dayanışmasına dönüşüyor ve çocukluk hayallerin ölüyor.



... Ve dünyanın kimbilir hangi yüzüne karşı o boyayı sürmüştü acaba gözlerine ? Belki de sahne makyajıydı. Az sonra oynayacağı rol için olmazsa olmazı. Saatine baktı, kahveden alelacele toparlanıp kalktı. Sokağın köşesindeki tiyatroda sergilenen müzikalin yıldızı, kızıl küt saçları rüzgarda savrularak, lacivert göz makyajının bütün öfkesiyle yolunu hızlı adımlarla aldı. O ürkütücü makyaj yalnızca gözlerinin daha iyi seçilmesi içindi. Bağırması için sahneden. Çıplaklığıyla gücü temsil etti, sonra da acizliği, götürüldüğü toplama kampında.

Hiç yorum yok:

İzleyiciler

Yazdıklarımı düşünüyorum, düşündüklerimi yazıyorum

Fotoğrafım
İnişli yokuşlu, politize ama illa ki benden yazılar.

Ben'ce Sözlük

U
Umutkan: Herşeyi unutabilir... Ama bir umudu hep vardır.

K
Küratör: Sanatın editörü ?

S
Sanat: Bir rahatlama biçimi.

B
Bedbaht: Başkalarını kafaya takınca hissedilen mutsuzluğun sıfat hali. Not: gerçek mutsuzlukla karıştırılmamalı

Çeviri asla sadece çeviri değildir !

Başkalarının yazıp benim çevirdiklerim. Çevrim çevrim.

Dr Matrix ve Gizemli Sayılar (The Magic Numbers of Dr Matrix) / Martin Gardner / Güncel Yayıncılık - Açık Bilim Dizisi / İstanbul, Ekim 2004 / Çeviren : Neyran Savaşman Akyıldız
Pekçok bilimsel çalışmaya imza atan Martin Gardner, tüm zamanların en usta nümeroloğu Dr. Joshua Matrix öncülüğünde bizi, sayıların gizemli dünyasına davet ediyor... Scientific American dergisinde "Matematik Oyunları" adlı köşesinde 20 yıl boyunca Dr. Matrix ve kızı Iva'nın maceralarını aktaran Martin Gardner, kâh New York'ta, kâh Kalküta'da, kâh İstanbul'da ve daha pek çok şehirde onların izlerini sürüyor. Aslında bu iz sürmekten çok, bir rastlantıdır; tıpkı Dr. Matrix'in sayı ve dil arasında keşfettiği rastlantılar gibi... Amerika'daki başkanlık seçimlerinin sonucu, güneş sisteminin 32. ayının varlığı, pi sayısının bir milyonuncu basamağının 5 olduğu, Dr. Matrix'in bizi şaşırtan sayı-dil bağlantılı tahminlerinden sadece birkaçı... Elinizdeki kitap, pek çok matematikçinin, "matematiği milyonlara sevdiren adam" olarak değerlendirdiği Martin Gardner'ın, Dr. Matrix'le ilk karşılaşmasından öldüğü güne kadarki analizlerinden, kelime ve sayı oyunları hakkında kurduğu bağlantılardan oluşmuş, şaşırtıcı öngörülerin bir derlemesi... Bu kitabı okuduktan sonra çevrenizdeki pek çok sayısal rastlantının farkına varmak ilginç olacak... Matematik ve sayılarla dil arasındaki bağlantıyı merak eden herkesin okuması gereken bir kitap... (Arka kapak'tan)

Çevirenin Notu:
Arka kapak kitap hakkında bir yere kadar bilgi verebiliyor tabii. Oysa Dr Matrix'in maceraları matematiksel rastlantıların keşfiyle sınırlı değil kesinlikle. Kitapta depremlerin pek alışık olmadığımız yöntemlerle tahmininden, piramitlerin gizemli güçlerine, uzakdoğu öğretilerinden doğanın gelecek tahminine imkan verdiği iddia edilen ince sırlarına yolculuk edebilirsiniz. Kaderin cilvesi, bu pek hoşlanmadığım fizik ötesi konular böyle bir çeviri fırsatı ile gelip beni buldu. Oldum olası fallar, astroloji ve gelecek öngörülerinin her türlüsüne temkinli yaklaşmışımdır. Fakat bunu pozitif ilim düşkünlüğüme dayandıracak değilim. Aksine, bu tür öngörüleri fazlası ile ciddiye alıp üzerinde durma eğilimimden ötürü kendimi sıkıntıda bulduğum anlar olmuştur.
Şöyle keyif için bir fal baktırıp, astroloji yorumlarını gülümseyerek okumak ne bilgece davranışlar benim nazarımda esasen !

Beni cendereye sokan bu tür konulardan uzak durmayı seçmiştim ama işte bu kitap ile aslında onları hayatın çetrefil katı gerçekliğini biraz olsun gevşetecek emniyet sübapları olarak hafife almam gerektiğini bir kere daha anladım ve sanırım çeviriyle uğraştığım süre boyunca kefaretimi fazlasıyla ödedim. Artık bu mevzulara bilim dışı ve enti püften hikayeler olarak tepeden bakma hakkına sahip olabilir miyim ?

Blog Listem

Ebru

Ebru