Bu ağustos korkusu insana saçma sapan şeyler düşündürtüyor. Fenası, yazdırtıyor da.
"Ben" merkezli yazı dolu ortalık. En iyi bildiğimiz, sevdiğimiz "O" olduğu için dışında birşey de üretilmiyor. Nasıl bir kısırdöngü. Öğrensinler canım, bir de böylesini. Çok enteresan, olmadı çok otantik, olmadı çok samimi. Var bir kerameti ki çoğu zaman merak galip geliyor, birinci elden deneyimlerin çekimine karşı koyamıyor insan. Buna birinci seviye dersek, bir üst seviyede, içinde "ben" gizlenmiş yazılar da gırla. Bunların çok göze batanları birinci seviyeyi mumla aratıyor.
Üçüncü seviyede, ben'in yokolduğu demiyelim ama "Ben"'in içinde iyi gizlendiği yazıları ise hala merakla takip ediyoruz.
Julien Jimenez et l'audit des projets qui se perdent eux-mêmes
-
Sur la table, il y a cinq dossiers. Chacun a été déposé là par quelqu'un...
3 hafta önce

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder