Bizim yol öykülerimiz trafikten ibaret. Bu yollar sınar adamı. Benliğimizi keşmekeşte aramaya yazgılı olduğumuz öylesi bir yolculuk. Değil mi ki İstanbul'un trafiğine sabah akşam karışıyoruz, dervişin çilesinin başka türlüsünü çektiğimizi herkes bilsin. Tamam, hakiki çile ıssızlık, inziva demek ama elimizdeki imkanlar bu kadar. Ve insan arayışını herşeye rağmen sürdürmek istiyor. Biz o trafikte, balata kokuları arasında, durup kalkarken dolduruyoruz çilemizi. Öyle bir çile ki, hava yerine zehir soluduğumuz.
Bu yolları beraber az mı gittik seninle. Bugün yalnızım. Vaya Con Dios çaldı, tam seni düşündüğüm anda. Artık bu tesadüflere şaşırmıyorum, çocukluktan çıkıyor muyum ne ? Senin sevdiğin o boğuk sesli kadın. Kırmızı güllerimizi satan çocuklara baktım, yerlerinde yoktular. Transit yola girdim, o bile tıkandı. Artık gülüyorum. Bunu sen de ne çok çektin. Daha mı fazla şimdi ? Daha mı dayanılmaz ? Galiba aynı. Sanırım dayanamayıp kaçanlar oluyor. Akıl işi değil gerçekten. Herkes bir çözüm düşünüyordur elbet. Beni sevdiklerime hep bu yollar götürdü. Seni benden bu yollar mı aldı ? Ben kendimi bu yollarda mı buldum ? Genzime sorarsan, hepsi. Eve varınca musluktan akan suyun tadı acı egzos kokusundan sonra pek tatlı geliyor... Oysa su kirli depodan. Bu trafiğin yan etkileri işte... İnsan kendini çok iş yapmış gibi hissediyor, evine hayrı dokunamıyor.
Création de site web à Tournefeuille : stratégie digitale pour PME
ambitieuses
-
Tournefeuille compte près de 27 000 habitants. Située aux portes de...
1 ay önce

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder