12 Mayıs 2008 Pazartesi

Ayakların Çektiği


Havaların ısınması, yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte çoraplar fora ve tabii çıplak ayaklar ayakkabıların içinde savunmasız. Vurulmuş ayağın acısı, başı ayaktan daha çok ağrıtır. Akılsız başın cezasını da malum, hep ayaklar çeker. Unutmayalım ki ayak hiçbir zaman sadece ayak değildir. Buradan yola çıkarak onlara ihtimam göstermek gereğini tekrarlıyoruz:
  • Vücudumuzun tüm sinirleri ayakta belli noktalarda sonlanıyor. O nedenle sevdiceğinizin ayak tabanınıza yapacağı bir masaj tabii ki çok etkili ama herşeyi başkalarından beklemeden, ayak tabanınızın her noktasına elinizin baş parmağıyla uygulayacağınız basınçlar da olağanüstü bir rahatlama sağlayacaktır.
  • Ayaklar her daim rahat olmalılar. Arada sıkılacakları türden dar kalıplara sokulsalar bile bu fazla uzun sürmemeli.
  • Çok yorulup yıprandıklarında, hani şu kara sular indiği zamanlarda, dinlendirmek için yanılıp da sıcak sulara sokmamalı. Doğrusu buz gibi su olmalıymış. Ben de oradan buradan duyduklarımın yalancısıyım. Eziyeti kısa kesmeli yine de, zaten ağır bir rejim altında inliyorlar ömürlerince.
  • Bazen bizi dayanılmaz acılara düşüren nasır ve tırnak batması gibi kronik sorunlarla karşılaşıyoruz. Bunların oluşumu zülme varan zorlayıcı davranışların tekrarıyla çok ilintili. Fakat herşeyin bir çaresi var. Yine de işin uzmanından yardım alınmalı, ayaklar bir başına bırakılmamalı. Tırnak mantarları da ümitsizliğe kapılmanıza yol açmasın. Sabırla tedavi edilebiliyorlar, yeter ki pes edilmesin.
  • Ayakların hep diri ve genç olmaları için verdiğimiz şu çabalara ne demeli... Ponza taşları mesela. Kimisi vardır hakiki, kimisi de bildiğimiz inşaat betonundan yapılmış gibidir. Yine de hangi türünü kullanırsanız kullanın bunlar kısa vadeli, kozmetik önlemler olarak kalmaktan öteye gidemiyor ne yazık ki. Nihayetinde görünüm istenmeyen noktalara geliyor. En iyisi baştan böyle ponza gibi sert çözümlere başvurmamak. Burada da görüyoruz ki ayaklarla ilişkide istikrar, ayak sağlığı ve güzelliği için herşeyden önemli.

Basit, bilinen, ama nedense hep inkar edilen sonuç: Ayaklar her zaman daha iyisini hakediyor.



Hiç yorum yok:

İzleyiciler

Yazdıklarımı düşünüyorum, düşündüklerimi yazıyorum

Fotoğrafım
İnişli yokuşlu, politize ama illa ki benden yazılar.

Ben'ce Sözlük

U
Umutkan: Herşeyi unutabilir... Ama bir umudu hep vardır.

K
Küratör: Sanatın editörü ?

S
Sanat: Bir rahatlama biçimi.

B
Bedbaht: Başkalarını kafaya takınca hissedilen mutsuzluğun sıfat hali. Not: gerçek mutsuzlukla karıştırılmamalı

Çeviri asla sadece çeviri değildir !

Başkalarının yazıp benim çevirdiklerim. Çevrim çevrim.

Dr Matrix ve Gizemli Sayılar (The Magic Numbers of Dr Matrix) / Martin Gardner / Güncel Yayıncılık - Açık Bilim Dizisi / İstanbul, Ekim 2004 / Çeviren : Neyran Savaşman Akyıldız
Pekçok bilimsel çalışmaya imza atan Martin Gardner, tüm zamanların en usta nümeroloğu Dr. Joshua Matrix öncülüğünde bizi, sayıların gizemli dünyasına davet ediyor... Scientific American dergisinde "Matematik Oyunları" adlı köşesinde 20 yıl boyunca Dr. Matrix ve kızı Iva'nın maceralarını aktaran Martin Gardner, kâh New York'ta, kâh Kalküta'da, kâh İstanbul'da ve daha pek çok şehirde onların izlerini sürüyor. Aslında bu iz sürmekten çok, bir rastlantıdır; tıpkı Dr. Matrix'in sayı ve dil arasında keşfettiği rastlantılar gibi... Amerika'daki başkanlık seçimlerinin sonucu, güneş sisteminin 32. ayının varlığı, pi sayısının bir milyonuncu basamağının 5 olduğu, Dr. Matrix'in bizi şaşırtan sayı-dil bağlantılı tahminlerinden sadece birkaçı... Elinizdeki kitap, pek çok matematikçinin, "matematiği milyonlara sevdiren adam" olarak değerlendirdiği Martin Gardner'ın, Dr. Matrix'le ilk karşılaşmasından öldüğü güne kadarki analizlerinden, kelime ve sayı oyunları hakkında kurduğu bağlantılardan oluşmuş, şaşırtıcı öngörülerin bir derlemesi... Bu kitabı okuduktan sonra çevrenizdeki pek çok sayısal rastlantının farkına varmak ilginç olacak... Matematik ve sayılarla dil arasındaki bağlantıyı merak eden herkesin okuması gereken bir kitap... (Arka kapak'tan)

Çevirenin Notu:
Arka kapak kitap hakkında bir yere kadar bilgi verebiliyor tabii. Oysa Dr Matrix'in maceraları matematiksel rastlantıların keşfiyle sınırlı değil kesinlikle. Kitapta depremlerin pek alışık olmadığımız yöntemlerle tahmininden, piramitlerin gizemli güçlerine, uzakdoğu öğretilerinden doğanın gelecek tahminine imkan verdiği iddia edilen ince sırlarına yolculuk edebilirsiniz. Kaderin cilvesi, bu pek hoşlanmadığım fizik ötesi konular böyle bir çeviri fırsatı ile gelip beni buldu. Oldum olası fallar, astroloji ve gelecek öngörülerinin her türlüsüne temkinli yaklaşmışımdır. Fakat bunu pozitif ilim düşkünlüğüme dayandıracak değilim. Aksine, bu tür öngörüleri fazlası ile ciddiye alıp üzerinde durma eğilimimden ötürü kendimi sıkıntıda bulduğum anlar olmuştur.
Şöyle keyif için bir fal baktırıp, astroloji yorumlarını gülümseyerek okumak ne bilgece davranışlar benim nazarımda esasen !

Beni cendereye sokan bu tür konulardan uzak durmayı seçmiştim ama işte bu kitap ile aslında onları hayatın çetrefil katı gerçekliğini biraz olsun gevşetecek emniyet sübapları olarak hafife almam gerektiğini bir kere daha anladım ve sanırım çeviriyle uğraştığım süre boyunca kefaretimi fazlasıyla ödedim. Artık bu mevzulara bilim dışı ve enti püften hikayeler olarak tepeden bakma hakkına sahip olabilir miyim ?

Blog Listem

Ebru

Ebru