10 Mayıs 2008 Cumartesi

Post-American World (?) / Amerika Sonrası Dünya (mı ?)

Fareed Zakaria 12 Mayıs 2008 tarihli Newsweek dergisinde yayınlanan Post-American World / Amerika Sonrası Dünya başlıklı makalesinde (http://www.newsweek.com/id/135380) günümüzün uluslararası güç dengelerini ekonomik ve askeri açıdan gözlemliyor. Küreselleşmeyle başat giden yeni düzende gücün pek çok alanda ABD dışına kaymasına dikkat çekiyor. ABD'nin çoğu ekonomik göstergede geri planda kalışını vurgulayan geniş analizinden çıkarabileceğimiz temel satırbaşları şunlar:
1- Tüm dünyada ekonomik büyüme oranları artış gösteriyor,
2- Savaşlar, Irak ve Afganistan gibi savaş bölgeleri dışında azalıyor,
3- Genel anlamda şiddet azalıyor, İslami fundamentalist şiddet marjinal kalıyor,
4- Ekonomik odaklar ABD'li olmaktan çıkıyor,
5- Dünyada açık ekonominin öncülüğünü yaparak küreselleşmeyi teşvik eden ABD bugün ona ayak uyduramayıp kendi içine kapanma belirtileri gösteriyor...
Zakaria'ya göre 20. yüzyıla damgasını Pax Americana / Amerikan Barışı vurdu. Üretimsel büyümenin yakalandığı, belli güç dengelerinin dünya ölçeğinde savaşları önlediği (fakat diğerlerini önlemekte aciz kaldığı) görece bir barış dönemiydi bu. ABD kapalı ekonomi modeli ile sürekli mücadele etti. İzlediği bu politikanın sonucunda bugün gelinen noktada Zakaria'nın tespite değer bulduğu bazı veriler şöyle: dünyanın en zenginleri listesinde ilk onda sadece iki amerikalı var, en yüksek bina Taipei'de, halka açık en büyük şirket Pekin'de, en büyük yatırım fonu Abu Dabi'de, en yüksek hacimli film endüstrisi ise artık Hollywood değil, Bollywood... ABD'nin başını çektiği liberal ekonomi doktrini gelir dağılımını dengeye getiremedi belki ama Doğu'ya genel bir büyüme ivmesi kattığı kesin. Zakaria, Soğuk Savaş sonrası kısa süren tek kutuplu dünya deneyimini altüst eden küreselleşme karşısında doktrinin babası ABD'nin beise kapılmamasını söylüyor. Zaten dünyaya kültür ihraç ederek bunu kendileri başlatmamış mıydı ? Evet biraz daha fazla çalışacaklar, başkalarıyla iş yapmaya alışacaklar. Bu kısımlar halledilebilir belki. Zakaria'nın değinmediği bir nokta ise, bu süreç içinde ABD'nin kendi ekonomisini korumaya yönelik düzenlemeleri hiçbir zaman elden bırakmadığı gerçeği. Tabii yazar bunu atlasa da, ABD'nin başka çok sayıda ikiyüzlü tutumunu belirtmekten çekinmemiş: demokrasileri destekleme görüntüsü arzedip teokratik monarşileri himaye etmesi, askeri güce başvurmayı hiçbir zaman ihmal etmeyişi, emperyalizmin örneklerini vermeyi sürdürmesi, gibi. Yükselen yeni güç odaklarının buna benzer pratiklere yönelmeyeceklerinin bir garantisi yok, özellikle Rusya ve Çin'in bu konuda sicili ortada. Zakaria da ekonomik büyümeyle birlikte artabilecek ulusalcı-milliyetçi akımlar konusunda uyarıda bulunuyor.
Bu noktada Amerika'dan kurtulduk, ya şimdi ne olacak diyesi geliyor insanın. Bu çok kutuplu dünyada Zakaria'nın korktuğu gibi milliyetçi tehditler olacak mı, yoksa çok odaklılık ve birbirine eklemlenmiş ekonomiler sayesinde milliyetçilik belasını defedebilecek miyiz ? Şimdilik, küreselleşmeyi sağlayan ve bizi birbirimize muhtaç kılan liberal ekonomi doktrininin insan hakları ve çalışan hakları ile paralel uygulanmasını sağlamak gibi kaygılar, milliyetçi üstünlükler kurma kaygılarının önüne geçecek diye umalım.

Hiç yorum yok:

İzleyiciler

Yazdıklarımı düşünüyorum, düşündüklerimi yazıyorum

Fotoğrafım
İnişli yokuşlu, politize ama illa ki benden yazılar.

Ben'ce Sözlük

U
Umutkan: Herşeyi unutabilir... Ama bir umudu hep vardır.

K
Küratör: Sanatın editörü ?

S
Sanat: Bir rahatlama biçimi.

B
Bedbaht: Başkalarını kafaya takınca hissedilen mutsuzluğun sıfat hali. Not: gerçek mutsuzlukla karıştırılmamalı

Çeviri asla sadece çeviri değildir !

Başkalarının yazıp benim çevirdiklerim. Çevrim çevrim.

Dr Matrix ve Gizemli Sayılar (The Magic Numbers of Dr Matrix) / Martin Gardner / Güncel Yayıncılık - Açık Bilim Dizisi / İstanbul, Ekim 2004 / Çeviren : Neyran Savaşman Akyıldız
Pekçok bilimsel çalışmaya imza atan Martin Gardner, tüm zamanların en usta nümeroloğu Dr. Joshua Matrix öncülüğünde bizi, sayıların gizemli dünyasına davet ediyor... Scientific American dergisinde "Matematik Oyunları" adlı köşesinde 20 yıl boyunca Dr. Matrix ve kızı Iva'nın maceralarını aktaran Martin Gardner, kâh New York'ta, kâh Kalküta'da, kâh İstanbul'da ve daha pek çok şehirde onların izlerini sürüyor. Aslında bu iz sürmekten çok, bir rastlantıdır; tıpkı Dr. Matrix'in sayı ve dil arasında keşfettiği rastlantılar gibi... Amerika'daki başkanlık seçimlerinin sonucu, güneş sisteminin 32. ayının varlığı, pi sayısının bir milyonuncu basamağının 5 olduğu, Dr. Matrix'in bizi şaşırtan sayı-dil bağlantılı tahminlerinden sadece birkaçı... Elinizdeki kitap, pek çok matematikçinin, "matematiği milyonlara sevdiren adam" olarak değerlendirdiği Martin Gardner'ın, Dr. Matrix'le ilk karşılaşmasından öldüğü güne kadarki analizlerinden, kelime ve sayı oyunları hakkında kurduğu bağlantılardan oluşmuş, şaşırtıcı öngörülerin bir derlemesi... Bu kitabı okuduktan sonra çevrenizdeki pek çok sayısal rastlantının farkına varmak ilginç olacak... Matematik ve sayılarla dil arasındaki bağlantıyı merak eden herkesin okuması gereken bir kitap... (Arka kapak'tan)

Çevirenin Notu:
Arka kapak kitap hakkında bir yere kadar bilgi verebiliyor tabii. Oysa Dr Matrix'in maceraları matematiksel rastlantıların keşfiyle sınırlı değil kesinlikle. Kitapta depremlerin pek alışık olmadığımız yöntemlerle tahmininden, piramitlerin gizemli güçlerine, uzakdoğu öğretilerinden doğanın gelecek tahminine imkan verdiği iddia edilen ince sırlarına yolculuk edebilirsiniz. Kaderin cilvesi, bu pek hoşlanmadığım fizik ötesi konular böyle bir çeviri fırsatı ile gelip beni buldu. Oldum olası fallar, astroloji ve gelecek öngörülerinin her türlüsüne temkinli yaklaşmışımdır. Fakat bunu pozitif ilim düşkünlüğüme dayandıracak değilim. Aksine, bu tür öngörüleri fazlası ile ciddiye alıp üzerinde durma eğilimimden ötürü kendimi sıkıntıda bulduğum anlar olmuştur.
Şöyle keyif için bir fal baktırıp, astroloji yorumlarını gülümseyerek okumak ne bilgece davranışlar benim nazarımda esasen !

Beni cendereye sokan bu tür konulardan uzak durmayı seçmiştim ama işte bu kitap ile aslında onları hayatın çetrefil katı gerçekliğini biraz olsun gevşetecek emniyet sübapları olarak hafife almam gerektiğini bir kere daha anladım ve sanırım çeviriyle uğraştığım süre boyunca kefaretimi fazlasıyla ödedim. Artık bu mevzulara bilim dışı ve enti püften hikayeler olarak tepeden bakma hakkına sahip olabilir miyim ?

Blog Listem

Ebru

Ebru