Günün kokusu: Debriyaj balatası yanığı
Günün yemeği: Bu kokunun üstüne birşey yenmiyor, artık yarının yemeği olacak
Günün şarkısı: Super Taranta (Gogol Bordello, Super Taranta, 2007) ve/veya Jojo (Patricia Kaas, Je te dis vous, 1993)
Günün savunması: Ama, ama, ama...
Günün endirekt serbest vuruşu: Bıyıklı kadınları rahat bırakın ! Kel erkekleri de lütfen - ya da kıllarıyla insanların ilişkisini rahat bırakalım toptan. Bu arada libidonuz için endişe etmeyin, hijyenik görünenlerin kirlenmesi çok kısa sürer, pasaklıların temizlenmesi de fazla zaman almaz (nereden biliyorum ?)
Günün hareketi: Bir çuval kitabı sürükleme ve/veya dergi poşetleme
Günün dürüstlüğü: Bana bir günümü geri ver
Günün vicdan azabı: Bana bir günümü geri ver
Günün yüzsüzlüğü : Bana bir günümü geri verHayır paranoyalar bizim olsun, siz bize gördüklerinizi anlatın. Biz burada dertler bitti sanıyoruz, endişeler vehimler hepsi boşa çıkmış sanki, böyle genel bir müreffeh durumlar, millet ayrıca güneşin verdiği rehavete kapılmış, coca-cola'nın egemenliği bile sarsılmış, herkes güzel güzel ayran içmeye başlamış, tamam çok poşet kullanıyoruz ve arılar ölüyor ama her gün daha fazla kişi cipe binebiliyor, ayrıca sınıfsal farklar çok azaldı, kot markaları kimsenin tekelinde değil artık, yüzümüze yapışık cins cins cep telefonları, en büyük stresimiz trafik, bunların hepsini çalışarak elde ettik üstelik, bizde aile değerleri de var, bundan sonra sırtımız yere gelmez, savaş mavaş da hak getire zaten dünyada, tamam ama ırak da kaşınmıştı galiba, afganistan desek bir garip ülke... aman ne güzel yaşayıp gidiyorduk, bu bombalar da nereden çıktı şimdi. Bu şiddeti durduramayacak mıydık, ondan mı bu kadar zengindik ve bu kadar tüketiyorduk ? Bombalar kraliyet tipi mi demiştiniz ?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder