26 Temmuz 2008 Cumartesi

Marionette


Eve girince burnunu aseton kokusu doldurdu, manikürcü dükkanı gibi. Sabah işe ojelerini çıkarıp gittiğini anımsadı. Ne zaman aldırmıştı ki iki kaşının arasını ? İki kaşının arasını aldıran erkekler niye bu kadar itici görünür ? Erkek olmak herhalde çok zor, bu kadarı vazgeçtiğine göre... Zor olması üstün ya da matah birşey olması anlamında da değil üstelik, hakikaten külfetine değmeyecek kadar zor belki de... Basit bir kâr-zarar hesabı, bir insanlık ayıbından yol yakınken dönme mi var acaba dişiliğe meyletmede ?

O cıvıltılı sesiyle her "biz" deyişinde karşı masadaki güzel gözlü kızın içi sıkışıyor. Bir derdim vardı benim, ama neydi duygusu içine oturuyor. Aman canım, o da inansaydı kozmik sevgiye !

Gözenekleri gözlüyoruz, derinleşen kırışıkları, çatlamış damarları, lekeleri, benleri. Daha da tavuskuşuna dönüyor giysilerin renkleri. Bazen o kadar bile mütevazi değil hatta hiçbiri. Ama bir o kadar çirkin sesleri.

Resim seçmek ne kadar zor. Birini beğensem diğerinin hatrı kalır. Neler düşündü kimbilir bunu yapan, ya bunu, ya şunu, ya onu yapan ? Kıyamıyorum hiçbirine ve hepsinden uzak duruyorum, mesafeli, sadece gözlüyorum, gözlerimi dinlendiriyorum sahip olmadan gözlerken. Sahiplenmeme duygumu bu şekilde terbiye ediyorum. Ne kadar da yüce bir davranış ! Ressamlar katilim olacak.

Neyse, cevabını kafasında tasarladığı soruları sormuyor artık. Konuşmadan iletişim galiba diğer iletişim formlarının hepsinden üstün. Gönderdiğiniz titreşimlere dikkat ettiğiniz sürece sorun yok.

Biraz fazla tuz yemişsem bile değişebilir yazdıklarım. Hiç o kadar da sabit değil aslında fikirlerim. Ve korkarım sadece ben böyle değilim. İnişler çıkışlar o kadar fazla ki rutine bindi. Yine de çok "sübtil" yazanlar var. Ki ben onların bu yazış biçimlerini bile "sübtil" bir şekilde betimleyemiyorum. Ama siz de o kadar iyi niyetli değilsiniz. Başı kıçı belli olmayan yazıları okumak zor gelir ya, kendi kıçımızın rahatı bozulmasın diye. Hap gibi bilgi yok güzelim. Google var.

İstanbul'da geceleri yıldızlar görünmüyor... Çok totaliter belki ama bari şu Boğaz Köprüsü'nün ışıkları tekrar sarı olsa... Bana mı sordular morları, yeşilleri, kırmızıları koyarken ?
Musluklarından kanalizasyonla karışık melen suyu akınca beyninden de bunlar dökülüyor işte insanın !

Hiç yorum yok:

İzleyiciler

Yazdıklarımı düşünüyorum, düşündüklerimi yazıyorum

Fotoğrafım
İnişli yokuşlu, politize ama illa ki benden yazılar.

Ben'ce Sözlük

U
Umutkan: Herşeyi unutabilir... Ama bir umudu hep vardır.

K
Küratör: Sanatın editörü ?

S
Sanat: Bir rahatlama biçimi.

B
Bedbaht: Başkalarını kafaya takınca hissedilen mutsuzluğun sıfat hali. Not: gerçek mutsuzlukla karıştırılmamalı

Çeviri asla sadece çeviri değildir !

Başkalarının yazıp benim çevirdiklerim. Çevrim çevrim.

Dr Matrix ve Gizemli Sayılar (The Magic Numbers of Dr Matrix) / Martin Gardner / Güncel Yayıncılık - Açık Bilim Dizisi / İstanbul, Ekim 2004 / Çeviren : Neyran Savaşman Akyıldız
Pekçok bilimsel çalışmaya imza atan Martin Gardner, tüm zamanların en usta nümeroloğu Dr. Joshua Matrix öncülüğünde bizi, sayıların gizemli dünyasına davet ediyor... Scientific American dergisinde "Matematik Oyunları" adlı köşesinde 20 yıl boyunca Dr. Matrix ve kızı Iva'nın maceralarını aktaran Martin Gardner, kâh New York'ta, kâh Kalküta'da, kâh İstanbul'da ve daha pek çok şehirde onların izlerini sürüyor. Aslında bu iz sürmekten çok, bir rastlantıdır; tıpkı Dr. Matrix'in sayı ve dil arasında keşfettiği rastlantılar gibi... Amerika'daki başkanlık seçimlerinin sonucu, güneş sisteminin 32. ayının varlığı, pi sayısının bir milyonuncu basamağının 5 olduğu, Dr. Matrix'in bizi şaşırtan sayı-dil bağlantılı tahminlerinden sadece birkaçı... Elinizdeki kitap, pek çok matematikçinin, "matematiği milyonlara sevdiren adam" olarak değerlendirdiği Martin Gardner'ın, Dr. Matrix'le ilk karşılaşmasından öldüğü güne kadarki analizlerinden, kelime ve sayı oyunları hakkında kurduğu bağlantılardan oluşmuş, şaşırtıcı öngörülerin bir derlemesi... Bu kitabı okuduktan sonra çevrenizdeki pek çok sayısal rastlantının farkına varmak ilginç olacak... Matematik ve sayılarla dil arasındaki bağlantıyı merak eden herkesin okuması gereken bir kitap... (Arka kapak'tan)

Çevirenin Notu:
Arka kapak kitap hakkında bir yere kadar bilgi verebiliyor tabii. Oysa Dr Matrix'in maceraları matematiksel rastlantıların keşfiyle sınırlı değil kesinlikle. Kitapta depremlerin pek alışık olmadığımız yöntemlerle tahmininden, piramitlerin gizemli güçlerine, uzakdoğu öğretilerinden doğanın gelecek tahminine imkan verdiği iddia edilen ince sırlarına yolculuk edebilirsiniz. Kaderin cilvesi, bu pek hoşlanmadığım fizik ötesi konular böyle bir çeviri fırsatı ile gelip beni buldu. Oldum olası fallar, astroloji ve gelecek öngörülerinin her türlüsüne temkinli yaklaşmışımdır. Fakat bunu pozitif ilim düşkünlüğüme dayandıracak değilim. Aksine, bu tür öngörüleri fazlası ile ciddiye alıp üzerinde durma eğilimimden ötürü kendimi sıkıntıda bulduğum anlar olmuştur.
Şöyle keyif için bir fal baktırıp, astroloji yorumlarını gülümseyerek okumak ne bilgece davranışlar benim nazarımda esasen !

Beni cendereye sokan bu tür konulardan uzak durmayı seçmiştim ama işte bu kitap ile aslında onları hayatın çetrefil katı gerçekliğini biraz olsun gevşetecek emniyet sübapları olarak hafife almam gerektiğini bir kere daha anladım ve sanırım çeviriyle uğraştığım süre boyunca kefaretimi fazlasıyla ödedim. Artık bu mevzulara bilim dışı ve enti püften hikayeler olarak tepeden bakma hakkına sahip olabilir miyim ?

Blog Listem

Ebru

Ebru