O küçük font gelip parmaklarımızı okşayacak. Çekingen ama sevgi dolu...
Fonda "afilli yalnızlık" çalacak, bilecegiz yalnızlığın bize vergi olduğunu ama sözlerini değil müziğini dolduracağız içimize; kısacık da olsa bu defa yalnızlık bize mahsus değil diye içimiz kırpışarak.
Ödüllü fimlere bütün biletler tükenmiş olacak; seviyeli bir birliktelik harcımız değilmiş diyeceğiz, hiç de umursamayan çapkın gülüşümüzle.
Kimin bize aşık olduğu değil, bizim kimin arkadaşı olduğumuz önemli olacak sadece. O arkadaş ki önünde kestiğimiz rol kendimiz. Belki biraz sevimli olmaya çalışabiliriz, buna izin var. Ama uzun tiradlar kaçıramayacak aşkı. Gözyaşlarını saklama derdi olmayacak. Operasyonel buluşmalara, kokusu merdiven dolduran parfümlere, kendine yapılacak iyiliklerden bunalmalara ve bunaltıcı iyiliklere yabancı durulacak. Konuşulacaklar bitmeyecek, sorulacaklar yakınlaştıracak, susuşulacaklar sevişmelere gebe kalmak zorunda olmayacak. Bir filmde dedikleri gibi, kızacak denli birbirimiz için endişe etsek dahi, kızamayacak denli seveceğiz. Gece gelen haberlerden endişe etmeyeceğiz birlikteyken ve düşkün olacağız, renkli, renksiz tüm kuşlara. Öyle işte.
Julien Jimenez et l'audit des projets qui se perdent eux-mêmes
-
Sur la table, il y a cinq dossiers. Chacun a été déposé là par quelqu'un...
3 hafta önce

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder