Çayın içine şeker atıp atmama kararının her zamanki tereddüdünü yaşadı. E hadi bu seferki şekersiz olsun, kaşık tabağa yaslansın... Biz etrafı seyredelim şeker niyetine. Kış ama fırtına yok bugün. Minik taburelerinde otururken çay bahçesinin, yazlık şemsiyelere hafif bir yağmur vuruyor. Bu şemsiyeler böyle yağmur altında ne kadar dayanır acaba ? Şimdilik sağlamlar. Yan masanın sigara dumanı çayına eşlik ediyor. Böyle ne sigaralar içti, bir tür otlakçılık bu da. Gönülsüz biraz ama, resmi tamamlıyor. Çevrede dolaşan kediler tıkanan sohbetlerin kurtarıcısı. Şu tekiri de amma sevdiniz. Halbuki az önce öbür miniğe diklenmişti. Böyle işte... çok sevdiklerimizi ne kadar tanıyoruz ki ? Kedi severek ısınanların çoğu yorgun öğrenciler. Mekan seçimlerinin hayatlarını belirleyeceğini o an bilmiyor olabilirler. Hayatlarını belirleyeceği de ne malum ayrıca. Çok umurlarında olmasın hiçbiri, erken yaşlanmasınlar, fazla çocuk da kalmasınlar... Böyle sakin kış günlerinde üşümeden sokakta oturmak gibisi var mı ? Yaprak sarmanın terapi etkisine bile değişilmez belki de.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder