26 Ocak 2008 Cumartesi

Türban siyasi simgedir, ama hangi siyasanın simgesi ?

Sonunda başbakan açıkladı, türban siyasal simgedir dedi. Biz de zaten biliyorduk dedik, ama gerçekte neyi biliyoruz ?

İslam'ın ilk ortaya çıkışından itibaren dünya yaşamını düzenlemede devlet yönetme talebi de olmuştur. Hz. Muhammed sadece peygamber değil, aynı zamanda devlet başkanı idi.

Bu yüzden Türkiye'de bugünkü iktidarın sadece insanların din ve vicdan özgürlüğünü savunması İslami inançlarının eksik kalması anlamına gelebilir. İslami esasların pekala devleti yönetebileceği düşüncesine inanmamaları İslam'a tam olarak inanmamalarına tekabül edebilir ki, bu da altına girebilecekleri bir günah olmasa gerek. Bu nedenle İslam'ın devlet yönetme gereğini de savunmaları beklenmelidir. İslam sadece bireyin vicdan özgürlüğü ile sınırlı olabilseydi, laiklikle bağdaşırdı, laik cumhuriyet içinde gül gibi yaşayıp giderdi. Ama devlet düzenini, kamu nizamını şekillendirme talebi vardır. O sebepten laiklik İslam düzenini savunanlar için bir öcüdür.

Velhasıl türban işte bu düzenin siyasal simgesidir, sadece AKP'nin değil. Dolayısıyla masum bir vicdan özgürlüğü kisvesine bürünmesi artık zamanı geçmiş bir takiyye olarak sırıtmaktadır. İslam'ı AKP'nin yaşama ve yaşatma iddiası bireysel özgürlükleri çok aşan bir dayatmaya, yüzyılların kazanımı olan, uğrunda çok kanlar akan din ve devlet işleri ayrımını ortadan kaldırma sevdasını da içinde barındıran bir büyük asr-ı saadet'e dönüş projesidir.

Sonumuz hayrolsun.

Hiç yorum yok:

İzleyiciler

Yazdıklarımı düşünüyorum, düşündüklerimi yazıyorum

Fotoğrafım
İnişli yokuşlu, politize ama illa ki benden yazılar.

Ben'ce Sözlük

U
Umutkan: Herşeyi unutabilir... Ama bir umudu hep vardır.

K
Küratör: Sanatın editörü ?

S
Sanat: Bir rahatlama biçimi.

B
Bedbaht: Başkalarını kafaya takınca hissedilen mutsuzluğun sıfat hali. Not: gerçek mutsuzlukla karıştırılmamalı

Çeviri asla sadece çeviri değildir !

Başkalarının yazıp benim çevirdiklerim. Çevrim çevrim.

Dr Matrix ve Gizemli Sayılar (The Magic Numbers of Dr Matrix) / Martin Gardner / Güncel Yayıncılık - Açık Bilim Dizisi / İstanbul, Ekim 2004 / Çeviren : Neyran Savaşman Akyıldız
Pekçok bilimsel çalışmaya imza atan Martin Gardner, tüm zamanların en usta nümeroloğu Dr. Joshua Matrix öncülüğünde bizi, sayıların gizemli dünyasına davet ediyor... Scientific American dergisinde "Matematik Oyunları" adlı köşesinde 20 yıl boyunca Dr. Matrix ve kızı Iva'nın maceralarını aktaran Martin Gardner, kâh New York'ta, kâh Kalküta'da, kâh İstanbul'da ve daha pek çok şehirde onların izlerini sürüyor. Aslında bu iz sürmekten çok, bir rastlantıdır; tıpkı Dr. Matrix'in sayı ve dil arasında keşfettiği rastlantılar gibi... Amerika'daki başkanlık seçimlerinin sonucu, güneş sisteminin 32. ayının varlığı, pi sayısının bir milyonuncu basamağının 5 olduğu, Dr. Matrix'in bizi şaşırtan sayı-dil bağlantılı tahminlerinden sadece birkaçı... Elinizdeki kitap, pek çok matematikçinin, "matematiği milyonlara sevdiren adam" olarak değerlendirdiği Martin Gardner'ın, Dr. Matrix'le ilk karşılaşmasından öldüğü güne kadarki analizlerinden, kelime ve sayı oyunları hakkında kurduğu bağlantılardan oluşmuş, şaşırtıcı öngörülerin bir derlemesi... Bu kitabı okuduktan sonra çevrenizdeki pek çok sayısal rastlantının farkına varmak ilginç olacak... Matematik ve sayılarla dil arasındaki bağlantıyı merak eden herkesin okuması gereken bir kitap... (Arka kapak'tan)

Çevirenin Notu:
Arka kapak kitap hakkında bir yere kadar bilgi verebiliyor tabii. Oysa Dr Matrix'in maceraları matematiksel rastlantıların keşfiyle sınırlı değil kesinlikle. Kitapta depremlerin pek alışık olmadığımız yöntemlerle tahmininden, piramitlerin gizemli güçlerine, uzakdoğu öğretilerinden doğanın gelecek tahminine imkan verdiği iddia edilen ince sırlarına yolculuk edebilirsiniz. Kaderin cilvesi, bu pek hoşlanmadığım fizik ötesi konular böyle bir çeviri fırsatı ile gelip beni buldu. Oldum olası fallar, astroloji ve gelecek öngörülerinin her türlüsüne temkinli yaklaşmışımdır. Fakat bunu pozitif ilim düşkünlüğüme dayandıracak değilim. Aksine, bu tür öngörüleri fazlası ile ciddiye alıp üzerinde durma eğilimimden ötürü kendimi sıkıntıda bulduğum anlar olmuştur.
Şöyle keyif için bir fal baktırıp, astroloji yorumlarını gülümseyerek okumak ne bilgece davranışlar benim nazarımda esasen !

Beni cendereye sokan bu tür konulardan uzak durmayı seçmiştim ama işte bu kitap ile aslında onları hayatın çetrefil katı gerçekliğini biraz olsun gevşetecek emniyet sübapları olarak hafife almam gerektiğini bir kere daha anladım ve sanırım çeviriyle uğraştığım süre boyunca kefaretimi fazlasıyla ödedim. Artık bu mevzulara bilim dışı ve enti püften hikayeler olarak tepeden bakma hakkına sahip olabilir miyim ?

Blog Listem

Ebru

Ebru